Fikir ve Sanat Eserleri nelerdir?

Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile “eser” ve “eser sahibinin fikri hakları” koruma altına alınmıştır. Yasada, öncelikle “eser”in tanımı yapılmıştır. Sayılanlara uymayanlar “eser” olarak nitelenemeyecek ve yasada belirlenen haklara sahip olamayacaklardır.

Fikir ve Sanat Eserleri,
Yasada tanımlanan fikir ve sanat eserleri şunlardır;

İlim ve Sanat Eserleri;
Herhangi bir şekilde dil ve yazı ile ifade olunan eserler ve her biçim altında ifade edilen bilgisayar programları ve bir sonraki aşamada program sonucu doğurması koşuluyla bunların hazırlık tasarımları;

Her nevi rakıslar (danslar), yazılı kareografi eserleri, pandomimalar ve buna benzer sahne eserleri;

Estetik yönü bulunmayan her nevi teknik ve ilmi mahiyette fotoğraf eserleriyle, haritalar, planlar, projeler, krokiler, resimler, coğrafya ve topografya’ya ait maket ve benzerleri, mimarlık ve şehircilik tasarımları ve projeleri, mimari maketler, endüstri, çevre ve sahne tasarım ve projeleri.

Arayüzüne temel oluşturan düşünce ve ilkeleri de içine almak üzere, bir bilgisayar programının her hangi bir öğesine temel oluşturan düşünce ve ilkeler eser sayılmaz.

Fikri hak nedir?

Fikri Haklar Nedir?

Fikri Mülkiyet, Avrupa Birliğine giriş sürecinde bulunan ülkemiz için hukukun uyumlaştırılması çalışmalarının yoğunlaştığı bir odak noktası olarak karşımıza çıkmaktadır.

1951 yılında hazırlanan ve o günün şartlarına göre çok ileri düzeyde bulunan Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, uluslararası anlaşmalar ve Avrupa Birliği tarafından hazırlanan yönergelerde belirlenen kurallara uygun olarak yapılan değişiklikler sonucunda en son halini almış bulunmaktadır.

Yapısı itibariyle karışık bir görünüm arz eden yasa, getirmiş olduğu yeni düzenlemeler ve kavramlarla Avrupa Birliği’nde yer alan ülkelerin hukukuna bir ölçüde uyum sağlamıştır. Son yapılan değişiklik ile, özellikle “İşlenmeler”, “Komşu Hak” “Kiralama” gibi yeni kavramlar ortaya çıkmıştır. Yanı sıra, bilgisayar yazılımları da açıkça “eser” olarak belirlenmiş ve fikri mülkiyet kapsamına alınmıştır.

Şu an Fikri haklar konusunda hukukumuzda, Kablolu Yayıncılık ve Uydu Yayınları konusunda eksiklikler bulunmaktadır. Bunların da en kısa sürede tamamlanacağını ümit ediyoruz.

Yasanın açıklanmasına geçmeden önce Fikri Mülkiyet hakkının konusunu teşkil eden “Eser” kavramının açıklanması gerekmektedir. Eser, sahibinin özelliklerini taşıyan ve bir fikri çalışma sonucunda meydana getirilip, yasada belirtilen tanımlamalara uyan şeydir

Bu noktada, birbirine yakın olmakla birlikte, farklı kavramları ifade etmeye yarayan Keşif ve Buluş’tan da söz etmemiz gerekmektedir.

Buluş ve eser insan zekasının veya düşüncesinin sonucu olan ürünlerdir. Ancak, buluş, sanayide tatbik kabiliyeti olan, yenilik taşıyan ve mevcut fen ve ilimde ilerleme kaydeden şeylerdir. Buluş bir tanedir ve buluşu ilk yapanın tescil hakkı geçerlidir. Her ne kadar buluşlarla ilgili tescil söz konusu ise de, bu patent haklarını ilgilendirdiğinden Fikir ve Sanat Eserleri konusu içinde ele alınmamıştır.

“Keşif”, bir doğa yasasının veya zaten var olupta bilinemeyen bir şeyin ortaya çıkartılması, açıklanmasıdır. Keşif, keşfi yapanın adıyla anılmakla birlikte, herhangi bir şekilde tescil edilmesi veya ticari nitelik kazanması mümkün olamayacağından hukuken Fikri Mülkiyet Hakkı olarak koruma altına alınamaz.