Banka uygulamaları açısından alacak temliki

Alacağın temlikinde Banka Uygulaması

1) Genel Prensipler

Alacak temliki; faiz, komisyon anapara alacaklarımızın tahsilinde kolaylık sağlaması, mevduat hesaplarında kalabilecek bakiyelerin verimliliğe olumlu etkisi ve nihayet kredi takip ve kontrolüne imkan vermesi nedenleri ile, kredi çalışmalarında işin niteliğine ve koşullara uygun düşmek kaydıyla başvurulabilecek bir teminat türüdür.

Yukarıda hukuki mahiyeti açıklandığı üzere, kanundan, işin mahiyetinden ve sözleşmeden doğan istisnalar hariç her çeşit alacak temlike konu olabilir. Yalnızca doğmuş alacaklar değil, doğacak alacaklar da temlike konu olabileceği gibi, şarta bağlı veya vadeli bir alacak da temlik edilebilir. Ancak; şarta bağlı veya doğacak alacakların temlikinde taahhüt edilen işin şartlara uygun yapılmaması diğer bir ifade ile alacağın doğmama ihtimali gözönünde tutularak, doğmuş alacakların temliki tercih edilmelidir. İstisnai olarak doğmamış alacağın temlik edilmek istenmesi durumunda Krediler Birimi’nin onayı alınmalıdır.

Alacak temlikinin kredi teminatı olarak güvenilirliği, büyük ölçüde;

  • Geçerli bir borcun varlığına,

  • Borçlunun ödeme gücüne, ciddiyetine ve taahhütlerine sadık olmasına, bağlıdır.

Uygulamada; müteahhitlik hizmetleri, taşımacılık işleri, ihracat ve temliki mümkün doğmuş ya da doğacak bir alacağın sözkonusu olduğu diğer işlerle ilgili kredi taleplerinin değerlendirilmesinde bir güvence olarak, alacak temliki alınabilmektedir.

Muhatabın teminat mektubundan doğmuş veya doğacak alacağını temlik etmesi de mümkündür. Ancak; teminat mektubunu veren bankanın, alacağını temlik eden muhatabın yazılı başvurusu halinde ödeme yapabileceği dikkate alınarak, teminat mektubundan doğan alacağın temliki yerine, teminat mektubunun Bankaya devri tercih edilmelidir. Bunun için de, teminat mektubu metninde transfer yetkisi bulunması ve teminat mektubu veren bankanın transfere muvaffakat etmesi gerekir.

2) Banka Şubelerinde Yapılacak İşlemler

Kredinin teminatı olarak temlik alınması durumunda öncelikle kredili müşteri ile borçlu arasındaki iş ilişkisinin araştırılması şarttır. Daha sonra;

  • Temlik konusu işin firmanın faaliyet konusuna uygun olup olmadığı, (Özellikle doğacak alacaklar için)

  • Firma kapasitesinin sözleşmede yazılı şartlar dahilinde taahhüt edilen işi gerçekleştirebilme durumu,

  • Borçlunun sözleşme şartlarına uygun olarak borcunu ödeyip ödeyemeyeceği,

  • Temlik konusu alacağın süre ve miktar olarak risk tasfiye planına uygunluğu,

  • Temlik konusu işle ilgili olarak firmaya yapılmış ödemelerin tespiti, (bakiye alacağın belirlenmesi için)

  • Temliği geçersiz kılabilecek şartların mevcut olup olmadığı,

araştırılır. Olumlu kanaat edinildiğinde; temlik yeni açılacak bir kredi için alınmak isteniyorsa kredi teklifi yapılıp onayını müteakiben, mevcut bir risk için alınacaksa Krediler Birimi’nin mutabakatı sağlandıktan sonra temlik senedinin tanzimine başlanır.

Her alacak ayrı bir özellik göstereceği için temlik senedinin standart bir formu yoktur. Ancak, temlikname metinlerinde aşağıdaki hususların bulunmasına özen gösterilmelidir.

  • Temliğe konu olan tarafların (kredili firma, borçlu ve Banka) adı soyadı veya ticaret unvanlarının tam ve eksiksiz yazılması,

  • Temlik olunan alacağın açıklıkla anlaşılabilir olması, (Mahiyet, cins ve miktarı belirtilerek)

  • Bankanın, temlik olunan alacak üzerinde kayıtsız şartsız tasarruf yetkisinin bulunduğu,

  • Alacakta ve borçluda meydana gelebilecek değişikliklerin derhal Bankaya bildirileceği,

  • Bankanın her zaman alacağın durumunu kontrol edebilme hakkının bulunduğu,

  • Bankaca, temlikin istenildiği zaman borçluya ihbar edebilmesi hakkının mevcut olduğu,

  • Alacağın tahsilini teminen, kredili firmanın (temlik edenin) yardım borcunun bulunduğu,

  • Kredili firmanın (temlik edenin) kaşe ve yetkili imzaları,

  • Temliğin kredili firmanın borçlarına karşılık alındığı

Yukarıda belirtilen hususların haricinde bir temlik metninin hazırlanması istendiği takdirde Hukuk Birimi’nden metin onayı alınması hususu ihmal edilmemelidir.

Temlik senedinin imzaların ve tarihin belirlenmesi açısından noter onayından geçirilmesi esastır. Aksine uygulama Krediler Birimi’nin onayına tabidir.

Noter onayından geçirilen temliknameler;

  • Aynı alacağın daha önce üçüncü şahıslara temlik edilip edilmediğinin öğrenilmesi,

  • Aynı alacak üzerinde haciz bulunup bulunmadığının saptanması,

  • Temlik konusu alacağın eski alacaklıya veya alacaklı olduğunu beyan eden 3. şahıslara ödenmesinin engellenmesi,

amacıyla, borçlu kuruluşa noter kanalıyla ihbar edilmelidir.

İhbarı müteakip, borçlu kuruluştan, temliğin kayıtlarına not edildiği ve ödemenin Bankaya yapılacağı hakkında teyid alınmadan kredi kullandırılmaması esastır. Bununla birlikte bazı borçluların böyle bir yazı vermek istemeyecekleri dikkate alınarak, özellikle mevcut bir risk için temlik alınmasının sözkonusu olduğu hallerde, temliknamenin noter kanalıyla borçluya ihbarı yeterli sayılabilir. Ancak böyle durumlarda temlik edilen alacak üzerinde haciz bulunup bulunmadığının, daha önce başkasına temlik edilip edilmediğinin öğrenilerek buna göre hareket edilmesi gerekir. Aksi takdirde kredinin teminatsız kalma riski mevcuttur. Bu gibi hallerde Krediler Birimi’nin onayı alınmalıdır.

Üçüncü şahıslardan kredili müşteri lehine Bankaya temlik verilmesi, gerekli şartlar sağlandığı takdirde her zaman mümkündür. Bu takdirde yukarıda açıklanan esas ve usuller çerçevesinde işlem yapılmalıdır.

Alacağın temlikinin hükümleri

Alacağın temlikinin hükümlerini üç başlık altında incelemek mümkündür.

a) Temlik Edenin Hukuki Durumu

  • Temlik sonucunda, temlik edene ait bir alacağın bir başkasına (temlik edilene) geçişi sağlanır.

  • Temlik edenin devrettiği alacak nedeniyle sorumluluğu; temlikin karşılıklı (ivazlı) veya karşılıksız (karşılıksız) olmasına ya da bu hususta anlaşma bulunmasına göre Borçlar Kanunu’nda farklı şekilde ele alınmıştır.

  • Temlik ivazlı ise (karşı edimli), temlik eden Borçlar Kanunu’na göre alacağın temlik zamanında mevcut olmasından sorumludur. Alacağın; temlik anında hiç olmamasından, temlik senedinde belirtilen şekilde varolmamasından, dava edilebilir olmamasından, temlik denden başkasına ait olmasından, temlik eden sorumlu tutulur. Alacak kısmen varsa, temlik edilen ancak alacağın varolmayan bölümünü karşılayacak bir tazminat isteyebilir. Temlik edenin sorumluluğu; temlik edilenin bu talebinden vazgeçmesi veya temlik edilen alacağın varolmadığını bilmesi yahut bilmesi gerekmesi ve nihayet alacağın hukuken şüpheli olarak devredilmesi hallerinde sona erer. Temlik edenin, borçlunun ödeme gücünden de sorumlu tutulabilmesi için, bu hususun sözleşme ile kararlaştırılması ya da temlik senedinde yer alması gerekir. Temlik edenin bu sorumluluğu kural olarak sadece temlik edilen karşısında mevcuttur.

  • Temlik ivazsız ise ( bir karşı edim alınmaksızın yapılmışsa) temlik eden alacağın varolmamasından da sorumlu değildir.

  • Temlik eden; temlik edilene, alacak senedini veya alacağı ispata yarayan tüm belgeleri teslim edip, bu alacağın tahsil edilebilmesi için gerekli bilgileri vermek zorundadır.

b) Temlik Edilenin Hukuki Durumu

Temlik edilen asıl alacağa bağlı olan yan (fer’i) haklar ve öncelik (rüçhan) hakları da temlik işlemi sonucunda temlik edilene geçer. Yeni alacaklıya geçecek yan hakların başında alacağa bağlı teminatlar gelir. Rehin ve kefalet bu suretle yeni alacaklıya geçecek başlıca teminat bçimleridir.

Alacağın faizleri de (birikmiş ve temlikten itibaren işleyecek faizler) alacağa bağlı yan haklardır. Bunlar da temlikle birlikte yeni alacaklıya geçer.

Temlik esnasında gerçekleşmemiş cezai şartı talep hakkı, temlikten itibaren yeni alacaklınındır.

Temlik edenin şahsına bağlı olan rüçhan (öncelik) hakları yeni alacaklıya geçmez.

c) Borçlunun Hukuki Durumu

Temlik işlemi borçlunun rızasına bağlı olmamakla birlikte, temlik işlemi sonunda borçlunun alacaklısı değişmiş olması nedeniyle, öncekinden daha kötü duruma düşmemesi için, kanun koyucu borçluyu koruyucu aşağıda özetlenen bazı hükümler getirmiştir.

  • Borçlu; temlikten haberi olmaksızın, önceki alacaklıya veya ardı ardına yapılmış temliklerde sonraki alacaklıya ödemede bulunursa, bu borcundan kurtulmuş olur.

  • Borçlu, temlik dolayısıyla taraflar arasında (temlik eden ile temlik edilen) anlaşmazlık doğması halinde, borcunu mahkemeye yatırarak borcundan kurtulabilir.

  • Borçlu; temliğe istinaden kendisinden ödeme talebinde bulunan şahsa karşı, temliğin geçerli olmadığını ileri sürerek ödemede bulunmayabilir.

  • Borçlunun, alacaklı nezdinde ayrıca doğmuş bir alacağı varsa, buna dayanarak temlik edilene karşı takas beyanında bulunabilir.

Alacağın temlikinin şartları

Alacağın temlikinin geçerli olabilmesi için gerekli şartlar;

  • Bir alacağın mevcudiyeti

  • Sözleşmeye bağlanması

  • Temlik edenin tasarrufa yetkili olması ve

  • Temlikin yasaklanmamış olması

gereklidir.

Alacağın temliki bir akittir. Bu nedenle yalnız temlik edenin tek taraflı iradesiyle meydana gelemez, temellük edenin de açık ya da zımni (örtülü) kabulü gerekir. Ancak; temlik senedinde, temellük edenin imzasının bulunması şart değildir. senedin altında yalnızca temlik edenin imzasının bulunmasıyla şekil şartı yerine getirilmiş olur.

Temlik akdi şekle bağlıdır. Yazılı şekilde yapılmadıkça alacağın temliki muteber olmaz. Alacağın temliki için kullanılan senede uygulamada Temlik Senedi denir.

Temlik senedinde, temlik edilen alacağın ne olduğu yeteri kadar açıklıkla belirtilmelidir.

Temlik tarihinin senette yer alması şart değildir. Ancak; temlik tarihinin senede yazılması, bu tarihten sonra yapılacak diğer temliklere göre öncelik kazanmak açısından önemlidir.

Alacağın temlik işleminin tamamlanması için borçluya ihbarı şart değildir. Bununla birlikte temlikin önceki alacaklı veya temellük eden tarafından borçluya ihbar edilmesinin, borçlunun temlikten habersiz olarak iyiniyetle borcunu;

  • Önceki alacaklıya,

  • Aynı alacak üzerinde birden fazla temlikin mevcudiyetinde, önceki temlikler dururken sonrakine,

ödemesi halinde borçtan kurtulma tehlikesi vardır. Bu nedenle temlik alındığında temlik senedinin borçluya ihbarı ihmal edilmemelidir.

Temlikin geçerliliği, temlik konusu alacağı ispata yarayan belgelerin temellük edene verilmesine bağlı değildir. Temlik senedi yalnız başına alacağın geçmesine yeterlidir. Bununla beraber temellük eden Borçlar Kanununa göre alacağı ispata yarayan belgeleri önceki alacaklıdan istemeye yetkilidir.

Alacağın temliki, tasarrufi bir sözleşmedir. Bu nedenle temlik eden kimsenin temlik ettiği alacak üzerinde tasarruf yetkisine sahip bulunması zorunludur.

Temlik eden; mümeyyiz küçük veya kısıtlı ise alacağını temlik edebilmek için yasal temsilcisinin izin ve icazetine muhtaçtır. Zira bu işlemle malvarlığı doğrudan doğruya bir kayba uğramaktadır.

Yasa bazı durumlarda alacağın temlikini borçlunun da iznine bağlamıştır.