İdare ve Vergi Mahkemelerinin Yargı Çevresi değişiklikleri

HSYK tarafından verilen karar ile çeşitli illerdeki İdare Mahkemesi ve Vergi Mahkemesinin yargı çevresi değiştirilmiştir. HSY kararına göre Yeni yargı bölgeleri;

Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Başkanlığından:

HAKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU GENEL KURUL KARARI

Karar Tarihi : 20-04-2016

Karar No : 166

Teklifin kabulü ile, Adıyaman ilinin Gaziantep Vergi Mahkemesi yargı çevresinden çıkartılarak Şanlıurfa Vergi Mahkemesi yargı çevresine dahil edilmesine,

20/04/2016 tarihinde karar verilmiştir.

Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Başkanlığından:

HAKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU GENEL KURUL KARARI

Karar Tarihi : 20-04-2016
Karar No : 167

Mevcut ilk derece mahkemeleri olan idare ve vergi mahkemelerinin yargı çevreleri ile yeni düzenleme çerçevesinde bölge idare mahkemeleri yargı çevreleri arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla yargı alanlarının yeniden belirlenmesi, bu kapsamda;

Teklifin kabulü ile, 2576 Sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanunun geçici 20’nci maddesi uyarınca kurulan 7 Bölge İdare Mahkemesinin faaliyete geçeceği tarihten itibaren geçerli olmak üzere;

Osmaniye ilinin idare ve vergi mahkemesi yönünden Adana İdare ve Vergi Mahkemesi yargı alanından çıkartılarak bağlı bulunduğu Bölge İdare Mahkemesi yargı alanı içerisinde bulunan en yakın idare ve vergi mahkemesi olan Gaziantep İdare ve Vergi Mahkemesi yargı alanına bağlanmasına,

Afyonkarahisar ilinin vergi mahkemesi yönünden Denizli Vergi Mahkemesi yargı alanından çıkartılarak bağlı bulunduğu Bölge İdare Mahkemesi yargı alanı içerisinde bulunan en yakın vergi mahkemesi olan Konya Vergi Mahkemesi yargı alanına bağlanmasına,

Çanakkale ilinin vergi mahkemesi yönünden Edime Vergi Mahkemesi yargı alanından çıkartılarak bağlı bulunduğu Bölge İdare Mahkemesi yargı alanı içerisinde bulunan en yakın vergi mahkemesi olan Balıkesir Vergi Mahkemesi yargı alanına bağlanmasına,

Bilecik ilinin idare ve vergi mahkemesi yönünden Eskişehir İdare ve Vergi Mahkemesi yargı alanından çıkartılarak bağlı bulunduğu Bölge İdare Mahkemesi yargı alanı içerisinde bulunan en yakın idare ve vergi mahkemesi olan Sakarya İdare ve Vergi Mahkemesi yargı alanına bağlanmasına,

Kütahya ilinin idare ve vergi mahkemesi yönünden Eskişehir İdare ve Vergi Mahkemesi yargı alanından çıkartılarak bağlı bulunduğu Bölge İdare Mahkemesi yargı alanı içerisinde bulunan en yakın idare ve vergi mahkemesi olan Manisa İdare ve Vergi Mahkemesi yargı alanına bağlanmasına,

Bingöl ilinin idare mahkemesi yönünden Elazığ idare Mahkemesi, vergi mahkemesi yönünden Malatya Vergi Mahkemesi yargı alanlarından çıkartılarak bağlı bulunduğu Bölge İdare Mahkemesi yargı alanı içerisinde bulunan en yakın idare ve vergi mahkemesi olan Erzurum İdare ve Vergi Mahkemesi yargı alanına bağlanmasına,

Tunceli ilinin idare mahkemesi yönünden Elazığ İdare Mahkemesi, vergi mahkemesi yönünden Malatya Vergi Mahkemesi yargı alanlarından çıkartılarak bağlı bulunduğu Bölge İdare Mahkemesi yargı alanı içerisinde bulunan en yakın idare ve vergi mahkemesi olan Erzurum idare ve Vergi Mahkemesi yargı alanına bağlanmasına,

Bolu İlinin idare ve vergi mahkemesi yönünden Sakarya İdare ve Vergi Mahkemesi yargı alanından çıkartılarak bağlı bulunduğu Bölge İdare Mahkemesi yargı alanı içerisinde bulunan en yakın idare ve vergi mahkemesi olan Ankara İdare ve Vergi Mahkemesi yargı alanına bağlanmasına,

Düzce ilinin idare ve vergi mahkemesi yönünden Sakarya İdare ve Vergi Mahkemesi yargı alanından çıkartılarak bağlı bulunduğu Bölge İdare Mahkemesi yargı alanı içerisinde bulunan en yakın idare ve vergi mahkemesi olan Zonguldak İdare ve Vergi Mahkemesi yargı alanına bağlanmasına,

Erzincan ilinin idare ve vergi mahkemesi yönünden Sivas İdare ve Vergi Mahkemesi yargı alanından çıkartılarak bağlı bulunduğu Bölge idare Mahkemesi yargı alanı içerisinde bulunan en yakın idare ve vergi mahkemesi olan Erzurum İdare ve Vergi Mahkemesi yargı alanına bağlanmasına,

Tokat ilinin vergi mahkemesi yönünden Sivas Vergi Mahkemesi yargı alanından çıkartılarak bağlı bulunduğu Bölge İdare Mahkemesi yargı alanı içerisinde bulunan en yakın vergi mahkemesi olan Samsun Vergi Mahkemesi yargı alanına bağlanmasına,

Gümüşhane ilinin idare ve vergi mahkemesi yönünden Trabzon İdare ve Vergi Mahkemesi yargı alanından çıkartılarak bağlı bulunduğu Bölge İdare Mahkemesi yargı alanı içerisinde bulunan en yakın idare ve vergi mahkemesi olan Erzurum İdare ve Vergi Mahkemesi yargı alanına bağlanmasına,

Bayburt ilinin idare ve vergi mahkemesi yönünden Trabzon İdare ve Vergi Mahkemesi yargı alanından çıkartılarak bağlı bulunduğu Bölge İdare Mahkemesi yargı alanı içerisinde bulunan en yakın idare ve vergi mahkemesi olan Erzurum İdare ve Vergi Mahkemesi yargı alanına bağlanmasına,

20-Nisan-2016 tarihinde HSYK tarafından karar verilmiştir.

Ödememe Protestosu

Senet Protesto:

 

Senet borçlusu borcunu vadesinde ödememiş ise, durum ödememe protestosu ile tespit edilir. Ödememe protestosu ödeme gününü (vadeyi) takip eden iki iş günü içinde çekilmelidir.

 

Protesto noterlikçe tanzim edilir ve noter vasıtasıyla muhataba gönderilir. Noter tarafından imza edilen protesto, kanuna uygun olarak tanzim edilmediği veya protesto evrakındaki kayıtlar yanlış olduğu takdirde sakat protesto sözkonusudur. Sakat protesto halinde dahi protesto geçerlidir. Sakat protestolarda bankaların sorumluluğu bulunmamaktadır.

Çekin unsurları

Çekte bulunması zorunlu olan unsurlar;

– ‘Çek’ kelimesi ve eğer senet Türkçe’den başka bir dille yazılmış ise o dilde ‘çek’ karşılığı olan kelime,
– Kayıtsız ve şartsız olarak belirli bir bedelin ödenmesi için havaleyi,
– Ödeyecek kimsenin (muhatap-banka) adı(ünvanı),
– Ödeme yeri,
– Keşide günü ve keşide yeri,
– Çeki keşide edenin (keşidecinin) ismi-ünvanı ve imzası.
Aslında bilindiği gibi çekler bankalar tarafından bastırılıp, müşteriye verilmektedir. Bu itibarla banka tarafından basım sırasında çekin unsurlarından birinin yazılmamış olması zayıf bir ihtimaldir. Keşidecinin doldurması gerekenler ise; bedel, keşide yeri, keşide günü ve imzadan ibarettir.

Bonoda ise durum farklıdır: Matbu (basılı) metinleri kullanma mecburiyeti olmayıp, zorunlu unsurları taşıması kaydıyla herhangi bir kağıda bono metninin yazılması mümkündür. Başka bir anlatımla çeke nazaran, bono tanzim eden bir borçlunun hata yapma ihtimali daha fazladır.

Çek Nedir?

Çekin tarihçesi :

Ekonomik ilişkilerin giderek gelişmesi ile birlikte bankacılık sektörü de bu gelişmeye paralel bir büyüme göstermiştir. Ülkelerin diğer ülkelerle ticari bütünleşmeye doğru gitmesi ve ülke içi ticari ilişkilerin daha da gelişmesi gibi bir çok neden piyasada dönen paraların büyük meblağlara ulaşması sonucunu doğurmuştur.

Doğal olarak, bu kadar büyük nakit paraya hükmetmek ve güvenilir bir şekilde dolaşımını sağlamak çözülmesi gereken bir sorun olarak ortaya çıkmıştır.
İşte bu soruna karşı geliştirilen çözümlerden biri olan çek, ilk olarak 19. yüzyılda İngiltere’de ortaya çıkmıştır. Zaten çek kelimesi de İngilizce ‘ to check’ kelimesinden gelmektedir; hemen hemen bütün dillerde de aynı şekilde telaffuz edilmektedir.Fransa’da ise çek ilk defa 1855 tarihinde bir kanunla kabul edilmiş, Almanya’da yasal düzenlemeye kavuşması ise 1908’i bulmuştur.

Çek nedir?

Çeki; kayıtsız ve şartsız bir bedelin ödenmesi için havaleyi içeren ve belirli şekil şartlarını taşıyan kıymetli evrak niteliğindeki bir kambiyo senedi şeklinde tanımlayabiliriz.
Ülkemizde ise çekin yasal çerçeveye oturması için 1926 yılını beklemek gerekmiştir. 1957 tarihli ve halen yürürlükte bulunan Türk Ticaret Kanunu çeke ilişkin kapsamlı bir düzenleme getirmiş ve nihayet 1985 tarihli Çek Yasası, bu yasanın -özellikle çek hamilinin korunması yönünden-tamamlayıcısı olmuştur.
Örneğin bir bono ya da poliçe alacaklısının haklarını korumak için özel bir yasa bulunmamasına rağmen çek için niçin böyle özel bir yasaya ihtiyaç duyulduğu akla gelebilir. Bu sorunun kısaca iki yanıtı vardır:
* Halkın çek kullanımını güvenli ve pratik bulması,
* Devletin çek kullanımını para dolaşımını organize etmek amacıyla prensip olarak desteklemesi.

Çek kullanımının kolaylık ve faydaları :
1) Enflasyonist ortamın da yardımıyla banknot hacmi aşırı artmıştır. Buna bağlı olarak para sayma ve taşıma sorunu çek kullanımıyla ortadan kalkmaktadır.
2) Paranın sahte olma sorunu ortadan kalkmaktadır.
3) Çek, ciro yoluyla kolayca tedavüle (dolaşıma) çıkabilmektedir.
4) Ödeme aracı olmasının yanında aynı zamanda da ödemeyi belgeleyen kağıt (makbuz) mahiyeti taşımaktadır.
5) Ekonomik faaliyetlerin bankalar aracılığıyla mümkün olduğu kadar kapalı devrede izlenebilmesi açısından devlet tarafından çek kullanımı teşvik edilmektedir. Hatta bu yüzden diğer kambiyo senetlerinde mevcut binde 6 oranındaki damga vergisinden çekler muaf tutulmuştur.
6) Güvenlik (paranın çalınması) sorunu en aza inmektedir.
7) Mali ve ticari istihbarat yönünden çeklerle ilgili verilerin Merkez Bankası’nda toplanıp kullanıcılara aktarılmasıyla ticari hayatın dürüstçe işlemesine katkıda bulunulmaktadır.
8) Piyasada atıl duran para, bankalar sistemine çekilerek fon yaratılmakta ve ekonomik hayatın canlanmasına katkı sağlanılmaktadır.